IQNA

13:16 - October 01, 2018
Haber kodu: 3465563
Tahran, 1 Ekim 2018 - Hristiyan bir ailede dünyaya gelen Filipinli Zeynep Havier kapsamlı araştırma ve çalışmalardan sonra, İslam dininin meşruluğunun farkına vararak Şii mezhebini seçti.

IQNA'nın raporuna göre, Zeynep ,halen İran ve Filipinler arasındaki kültürel bağları güçlendirmenin yanı sıra, İslam dinini topluma tanıtmak için aktif bir konumdadır.

Zeynep Havier Filipinli bir araştırmacı olarak IQNA ile yaptığı ropörtajda nasıl İslam dinini seçtiğini, ülkesinde İslam'ın varlığının tarihçesi ve İran ve Filipinler halkı arasındaki bağları açıkladı. 

- İslam dinini nasıl seçtiğinizi anlatır mısınız?

Hristiyan bir ailede dünyaya geldim babam Katolik annem ise Protestan idi. Marya Pamla ismi ile çağırılırdım. Eğitimimi Filipin Katolik Kilisesi'nde geçirdim. Ancak gençliğimde Hristiyanlık dininin sorularıma cevap veremeyeceği ve manevi ihtiyaçlarımı karşılayamayacağını anladığım zaman çeşitli dinler hakkında araştırma yapmaya başladım ve İslam üzerine uzun bir araştırma döneminden sonra, bu dini yaklaşık 30 yıl önce seçtim. İslam vahiy ile gelen bir din olarak semavi kaynaklıdır ve Allah tarafından insanlığa rehberlik etmek için 124 bin peygamber gönderildi. Bu din diğer semavi dinleri de resmi olarak tanımaktadır.

- Kültürel aktivitelerinizden bahseder misiniz?

Ben İran-Filipin Kadınlar Dostluk Derneği ve Müslüman Kadınlar merkezi üyesiyim. Bu derneğin amacı Filipinler ve İran halkı arasındaki kültürel bağların güçlendirilmesidir. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler 1962 yılında başladı. Fakat biz iki kurum olarak bu ilişkileri kültürel işbirliği yoluyla derinleştirmeyi amaçlıyoruz. İki kurum, kadınlar ile sınırlı kalmamakta, sempozyum, seminer ve sergiler gibi etkinliklerde kadın ve erkekleri ağırlamaktan memnuniyet duymaktadır. İran ve Filipin halkının Allah'a inanması en büyük ortak noktamızdır. Ayrıca Filipin halkı İranlılar gibi aileye çok önem vermektedir. Bu iki kurumun en önemli amacı iki ülke halkının birbirleriyle düşünsel ve kültürel ortaklıklarıyla aşina olmalarıdır.

- Filipindeki İslam tarihinin arka planı hakkında bilgi verir misiniz?

Tarihsel olarak, İspanyollar 17. yüzyılda Filipinler'e gelmeden önce, Müslümanlar bu topraklarda yaşıyordu. Bu ülke Amerika, İspanya ve kısa bir süre Japonların işgali altında idi. 15. yüzyıl Müslümanlar bu ülkeye geldi ve yerli halk kültürlerini alarak örgüt ve kurumlar oluşturarak diğer ülkelerle siyasi ilişkiler kurabildi. İspanyollar bu ülkeye geldiği zaman bu kurum ve örgütlerin varlığına şaşırmış ve İspanya'daki İslami dönemi hatırlamışlardı. İspanyol işgalcilerin gelişiyle halkın iki seçeneği vardı ya resmi olarak Hristiyanlık dinini seçeceklerdi yada öldürüleceklerdi.

Diğer bir rivayete göre dinini değiştirmek istemeyenler savaştılar yada ülkenin güneyine gitmeye mecbur oldular. 20. yüzyıl yarısında Amerikalılar Filipine geldiği zaman İspanyollar ülkeyi onlara teslim etti. Güneydeki Müslümanlar ve Amerikalılar arasında savaş çıktı. Ancak, Filipinler tarihine baktığımızda, ülkenin sadece kuzeyindeki olaylar hakkında bilgiler mevcut iken güneydeki olaylar hakkında hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Böylelikle sömürgeciler halkı birbirlerinden uzaklaştırmaya çalıştılar.

- Filipinde İran ve Kur'an kültürünün yaygınlığından bahseder misiniz?

Filipinlerde İran Büyükelçiliği Kültür Ataşeliği tarafından desteklenen bir Dar-ul Kur'an Manila'da mevcuttur ve Filipin Müslümanları Ulusal Komisyonu işbirliyle kurulmuştur. Aynı halde bu ülkede yıllık Kur'an kıraat yarışması düzenlenmektedir. İran büyükelçiliğinin kültür bölümü Kur'an kültürünü tanıtmak için çok çalışıyor.

- Meşhed'e ilk ziyaretinizi anlatır mısınız?

Meşhed'e gidişim tamamen öneceden programlanmamaış bir tesadüften ibarettir. Ben Tahran'daki mehdeviyyet konferansına katılmak için İran'a gelmiştim. Biz İmam Mehdi (as) konulu bir konferansa katılmak için önce Şiraz’a gitmeliydik. Otobüse bindiğim zaman Meşhed'e gitmek isteyen Suudi Arabistanlı bir aile ile karşılaştım. Ancak Şaban ayı günlerindeki yoğunluk nedeniyle Meşhed'e bilet bulamamışlardı ve çok üzgündüler. Aile benim Meşhed'e gidip gitmediği sordu ben de gitmediğimi söyledim. Kendi kendime bu İran'a üçüncü kez gelişim ve İmam'ı ziyarete gitmedim dedim. Daha sonra bana soru soran kadın yanıma koşa koşa gelerek kendisiyle Meşhed'e gitmem gerektiğini çünkü oğlunun iki boş sandalye bulduğunu eğer gelmezsem sandalyelerin başkasına verileceğini söyledi. Uçak ve otel için ödeme yapma konusunda endişelenmememi kendisinin ödemeyi yaptığını söyledi. Ben de kabul ettim ve çok tuhaf bir mucizeydi.

- Filipinlilerin İran'a bakış açısı nasıldır?

Maalesef, Filipinler'deki insanlar Batı medyasından çok etkileniyorlar. İnsanların İran konusundaki görüşlerini faaliyetlerimizle değiştirmeyi umuyoruz. İran İslam İnkılabı'nın gelişiyle, Suudi Arabistan, ülkedeki okul ve camilere yardımda bulunarak insanları İslam İnkılabı'ndan uzaklaştırmak için çaba sarfetti. Yüzlerce Müslüman ücretsiz olarak Hacca gönderilir. Filipinler'de Suudi yardımı ile çalışan birkaç önemli merkez vardır. İslam dinini seçmemle birlikte ilk olarak kendime Müslümanlarla konuşacak bir İslam merkezi arıyordum. Beni birçok Arap asıllının olduğu bir yere götürerek memnuniyetle karşıladılar ve cömertçe bana yiyecek dolu bir sepet verdiler. Bana Kur'anın hiçbirşey hakkında soru sormaya gerek olmadığını sadece iman sahibi olmak gerektiğini söylediğini ifade ettiler. Ama ben daha önceki çalışmalara dayanarak, Kuran'ın düşünce ve tedbiri vurguladığını biliyordum.

Allah'a şükür İmam Humeyni'nin düşünceleriyle tanışarak İslam gerçeğini anladım. Filipinler'de gerçek İslam hakkında çok az bilgisi olan birçok Müslüman var. 

3747824

İsim:
Email:
* Yorumunuz: